Çiçekler hakkında aradığın tüm bilgiler

- Advertisement -

- Advertisement -

Süs Bitkileri Yetiştiriciliği

0

Süs Bitkileri Yetiştiriciliği Rehberi

Günümüzde sanayi ve teknolojinin hızla gelişmesi, insan yaşamını pek çok açıdan kolaylaştırsa da beraberinde bazı zorlukları getirmiştir. Kırsaldan kentlere doğru yaşanan yoğun göç, insanların doğadan uzaklaşmasına ve şehir hayatının gri betonları arasında sıkışmasına neden olmuştur. İnsanlar şehirli olsa da ruhları her zaman doğanın muhteşem güzelliğini aramaktadır.
Süs Bitkileri Yetiştiriciliği
Süs Bitkileri Yetiştiriciliği

İşte tam bu noktada, beton yığınları arasında bir nefes alma alanı yaratan, parkları, bahçeleri ve evlerimizin salonlarını süsleyen bitkiler devreye girer. Süs bitkileri yetiştiriciliği, sadece göze hoş gelen bir hobi değil, aynı zamanda ciddi bir ekonomik faaliyet ve teknik bilgi gerektiren bir bilim dalıdır.

Bu makalede, süs bitkilerinin dünyasına derinlemesine bir yolculuk yapacak; dış mekan bitkilerinden salon çiçeklerine, üretim tekniklerinden toprak hazırlığına kadar geniş bir yelpazede süs bitkileri yetiştiriciliği kavramını inceleyeceğiz.

Süs Bitkileri Sektörünün Dünyadaki ve Türkiye’deki Yeri

Süs bitkileri, dünya genelinde büyük bir ekonomik pazar oluşturmaktadır. Dünyada yaklaşık 145 ülke süs bitkisi üretimi yapmaktadır. Alan bakımından Japonya, ABD, Hollanda ve İtalya başı çekmektedir

. Özellikle Kolombiya gibi ülkeler, uyuşturucu ticaretiyle mücadele etmek yerine çiçek yetiştirip satarak ekonomilerini düzeltmeye çalışmakta ve yıllık 500 milyon doları aşan gelir elde etmektedirler. Benzer şekilde İsrail, çöl şartlarında bile çiçek yetiştirerek büyük gelirler sağlamaktadır.

Ülkemiz Türkiye ise iklim ve toprak yapısı bakımından süs bitkileri yetiştiriciliği için oldukça elverişlidir. İstanbul, İzmir, Yalova, Antalya ve Adana gibi illerimizde üretim yoğunlaşmıştır. Türkiye’de kesme çiçek ihracatında en büyük payı karanfil almaktadır. Ancak sektörde aile işletmeciliğinden daha modern, teknik bilgiye dayalı işletmelere geçiş süreci devam etmektedir.
süs bitkileri yetiştiriciliği infografik
süs bitkileri yetiştiriciliği infografik

Dış Mekan Süs Bitkileri: Doğayı Şekillendirmek

Dış mekan süs bitkileri, çevre düzenlemesinde kullanılan, estetik değerinin yanı sıra sosyal ve kültürel açıdan da önem taşıyan bitkilerdir. Bu bitkiler genel olarak ağaçlar, çalılar, sarılıcılar, yer örtücüler ve mevsimlik çiçekler olarak sınıflandırılır.

Ağaç ve Ağaççıklar

Peyzajın iskeletini oluşturan ağaçlar iki ana grupta incelenir:
İbreli (İğne Yapraklı) Ağaçlar: Çevre düzenlemesinde estetik açıdan en önde gelen bitkilerdir. Yapraklarını genellikle dökmezler ve kışın da yeşil kalırlar. Sedir (Cedrus), Göknar (Abies), Ladin (Picea), Servi (Cupressus) ve Çam (Pinus) türleri bu grubun en bilinen üyeleridir.
Yapraklı Ağaçlar: Mevsimlere göre renk değiştiren yaprakları, çiçekleri ve meyveleri ile peyzaja dinamizm katarlar. Akçaağaç (Acer), Çınar (Platanus), At Kestanesi (Aesculus), Erguvan (Cercis) ve Manolya (Magnolia) gibi türler, ibrelilerle birlikte kullanılarak renk harmonisi sağlarlar.

Çim Alanlar: Yeşil Halı

Park ve bahçelerin vazgeçilmezi olan çim alanlar, insanda en çok doğal ortam hissi uyandıran peyzaj elemanıdır. Çim alanların tesisi ciddi bir hazırlık gerektirir. Ekimden önce toprak işlenmeli, yabancı otlardan temizlenmeli ve gübrelenmelidir. Çim tohumu seçimi bölgenin iklimine göre yapılmalıdır. Örneğin, kurak bölgeler için Festuca rubra (Kırmızı yumak) ağırlıklı karışımlar tercih edilirken, futbol sahaları gibi çiğnenmeye dayanıklı olması gereken yerlerde Lolium perenne (İngiliz çimi) oranı artırılır. Çim bakımında sulama, biçme ve silindirleme (merdaneleme) hayati önem taşır. Özellikle biçme işlemi çimin “kardeşlenmesini” (yatay büyümesini) teşvik eder ve kadife gibi bir görünüm kazandırır.

Süs Bitkilerinde Üretim (Çoğaltma) Teknikleri

Süs bitkileri yetiştiriciliği faaliyetinin temeli, bitkilerin çoğaltılmasına dayanır. Bu işlem iki temel yöntemle yapılır: Generatif (tohumla) ve Vejetatif (bitki parçalarıyla) üretim.

Generatif (Tohumla) Çoğaltma

Tohumla üretim, en ucuz ve kolay yöntemdir. Ancak her tohum toprağa düşer düşmez çimlenmez. Bazı tohumların kabukları çok serttir veya fizyolojik olarak “uyku” halindedirler. Bu engeli aşmak için “Katlama” adı verilen bir yöntem uygulanır. Katlama, tohumların nemli kum içinde, belirli bir süre (soğuk veya sıcak) bekletilmesidir. Örneğin; Gül, Ladin ve Akçaağaç tohumları katlama işleminden sonra ekilmelidir. Tohumlar çimlenip fide haline geldikten sonra, daha iyi gelişmeleri için “şaşırtma” adı verilen işlemle daha geniş alanlara veya saksılara taşınırlar.

Vejetatif (Eşeysiz) Çoğaltma

Süs Bitkileri Yetiştiriciliği invitro
Süs Bitkileri Yetiştiriciliği invitro
Bitkinin dal, yaprak veya kök gibi parçalarından yeni bir bitki elde etme yöntemidir. Bu yöntemle elde edilen bitkiler, ana bitkinin genetik özelliklerini birebir taşır.
Çelikle Çoğaltma: En yaygın yöntemdir. Gövde, kök veya yaprak parçaları kullanılır.
    ◦ Gövde Çelikleri: Odunsu, yarı odunsu veya yumuşak (yeşil) dallardan alınır. Örneğin, Sardunya ve Begonya gibi otsu bitkiler yumuşak çelikle kolayca çoğaltılırken; Gül ve Ortanca gibi bitkiler odunsu veya yarı odunsu çeliklerle üretilir.
    ◦ Yaprak Çelikleri: Afrika Menekşesi veya Paşa Kılıcı gibi bitkilerde, sadece bir yaprağın veya yaprak parçasının toprağa dikilmesiyle yeni bitkiler elde edilebilir.
Aşı ile Çoğaltma: İstenilen özelliklere sahip bir bitki parçasının (kalem veya göz), kök sistemini oluşturacak başka bir bitki (anaç) üzerine yerleştirilip kaynaştırılmasıdır. Özellikle Güllerde “Durgun Göz Aşısı” yöntemi, Temmuz ayından itibaren yaygın olarak kullanılır.
Daldırma Yöntemi: Bitkinin dalını ana gövdeden ayırmadan toprağa gömerek köklendirme işlemidir. Sarılıcı bitkilerde ve köklenmesi zor olan türlerde tercih edilir.
Soğan ve Yumrularla Çoğaltma: Lale, Sümbül, Glayöl gibi bitkiler toprak altı organlarıyla (soğan, yumru, rizom) çoğaltılır. Bu organlar besin deposudur ve uygun şartlarda yeni sürgünler verirler.
Doku Kültürü: Laboratuvar ortamında, steril koşullarda bitki hücrelerinden yeni bitkiler elde etme yöntemidir. Hastalıktan ari, çok sayıda ve kısa sürede bitki üretilmesini sağlar. Orkide ve gerbera gibi değerli bitkilerde sıkça kullanılır.

İç Mekan (Salon) Süs Bitkileri

Şehirleşmeyle birlikte doğaya hasret kalan insanlar, evlerini “yeşil bir mekan”a dönüştürmek için saksı bitkilerine yönelmiştir. İç mekan bitkileri genellikle tropik kökenlidir; bu nedenle sıcaklık, nem ve ışık istekleri dış mekan bitkilerinden farklıdır.
Süs Bitkileri Yetiştiriciliği sera örneği
Süs Bitkileri Yetiştiriciliği sera örneği

 Sınıflandırma

İç mekan bitkileri genellikle dekoratif özelliklerine göre sınıflandırılır:
Gösterişli Çiçekleri Olanlar: Açelya, Siklamen, Afrika Menekşesi, Atatürk Çiçeği gibi bitkiler çiçek güzellikleri için yetiştirilir.
Gösterişli Yaprakları Olanlar: Deve Tabanı (Monstera), Kauçuk (Ficus), Difenbahya ve Kroton gibi bitkiler yaprak formları ve renkleri için tercih edilir.
Sukkulent ve Kaktüsler: Etli gövde ve yapraklara sahip, su tutabilen bitkilerdir. Aloe vera ve çeşitli kaktüs türleri bu gruba girer.

Temel İstekler

Bir salon bitkisinin sağlıklı gelişebilmesi için ortam şartlarının optimizasyonu şarttır:
Işık: Çiçekli bitkiler genellikle daha fazla ışığa ihtiyaç duyar. Ancak çoğu iç mekan bitkisi doğrudan güneş ışığından ziyade, aydınlık ama filtrelenmiş ışığı sever. Yazın seralarda gölgeleme yapılması bu yüzdendir.
Sıcaklık: Çoğu salon bitkisi için ideal sıcaklık gündüz 24-26°C, gece ise 21°C civarıdır. 5°C’nin altındaki sıcaklıklar genellikle bitkilere zarar verir.
Nem: İç mekan bitkileri %70-80 oranında nispi neme ihtiyaç duyar. Ev ortamında nemin düşük olması yaprak dökülmelerine yol açabilir.
Toprak (Saksı Harcı): Bahçeden alınan toprak saksı bitkileri için uygun değildir; çünkü hastalık ve zararlı barındırabilir. Bunun yerine Torf (turba), Perlit, Vermikülit ve Çiftlik Gübresi gibi materyallerin karışımıyla elde edilen “harçlar” kullanılır. İyi bir saksı harcı gözenekli olmalı, suyu tutabilmeli ama fazlasını da drene edebilmelidir.

Saksı Harcında Kullanılan Materyaller

Süs bitkileri yetiştiriciliği başarısı, bitkinin köklerinin bulunduğu ortamın kalitesine bağlıdır. İşte en sık kullanılan materyaller:
Torf (Turba): Bataklık alanlarda bitkilerin çürümesiyle oluşan organik bir materyaldir. Su tutma kapasitesi çok yüksektir ve sterildir. Türkiye’de Bolu-Yeniçağa gibi bölgelerde yatakları bulunur.
Perlit: Volkanik kökenli bir kayaçtır. 1000°C’de ısıtılarak mısır patlağı gibi şişirilir. Toprağın havalanmasını ve drenajını sağlar. Steril ve hafiftir.
Çiftlik Gübresi: Özellikle sığır gübresi tercih edilir (“soğuk gübre” olduğu için bitkiyi yakmaz). Toprağa besin maddesi sağlar ve yapısını düzenler.
Yaprak Çürüntüsü: Orman altındaki dökülmüş yaprakların çürümesiyle oluşur. “Kestane toprağı” olarak da bilinir ve asitli toprak seven bitkiler (Örn: Açelya) için idealdir.

Saksı Değiştirme ve Bakım

Bir bitkinin saksısının değiştirilmesi gerektiğini köklerinin saksı deliklerinden çıkmasından, gelişimin yavaşlamasından veya toprağın çok çabuk kurumasından anlayabiliriz. Saksı değişimi için en uygun zaman, bitkinin büyüme döneminin başlangıcı olan ilkbahardır.
Saksı Değiştirme Aşamaları:
1. Yeni saksı temizlenir ve dibine drenaj (su tahliyesi) için çakıl taşları veya saksı kırıkları konur.
2. Bitki eski saksısından, köklerine zarar vermeden, tercihen toprağıyla birlikte çıkarılır. Bunu yapmak için bitki sulandıktan sonra saksı ters çevrilip kenarına hafifçe vurulur.
3. Köklerdeki çürümüş kısımlar temizlenir.
4. Yeni saksının tabanına bir miktar taze harç konur, bitki yerleştirilir ve kenarları yeni harçla doldurularak sıkıştırılır.
5. İşlem sonunda “can suyu” verilir ve bitki bir gün boyunca gölge bir yerde dinlendirilir.
Unutulmamalıdır ki, bir bitkinin yaşaması için ışık, su ve besin kadar önemli olan bir diğer şart da sevgidir. Kaynakta da belirtildiği gibi; “Bu şartı yerine getirmediğimizde bitkiler bize küser, çiçek açmaz, sararır ve solarlar”.
Saksı Değiştirme
Süs bitkileri yetiştiriciliğinde Saksı Değiştirme

Sonuç

Süs bitkileri yetiştiriciliği, tohumun çimlenmesinden saksı değişimine, aşılamadan peyzaj düzenlemesine kadar uzanan geniş bir bilgi birikimi gerektirir. İster ticari amaçla devasa seralarda yapılsın, ister evimizin balkonunda hobi amaçlı olsun; bu uğraş insanı doğayla bütünleştirir, psikolojik olarak rahatlatır ve yaşam alanlarımızı güzelleştirir. Bitkilerin dilinden anlamak, onların ihtiyaç duyduğu toprağı, suyu ve ışığı doğru zamanda doğru miktarda vermek, sabır ve emek isteyen ancak sonucu “çiçek açan” muazzam bir süreçtir.
İlginizi Çekebilir;  Afrika Menekşesi Bakımı ve Genel Özellikleri
Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.